EKSLİBRİS NEDİR?

Ekslibris Nedir ?
Hasip Pektaş

 

Ekslibris, kitapseverlerin kitaplarının iç kapağına yapıştırdıkları üzerinde adlarının ve değişik konularda resimlerin yer aldığı küçük boyutlu özgün yapıtlardır. Kitabın kartviziti ya da tapusudur. Kitap sahibini tanıtır, onu yüceltir ve kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyarır. Ekslibris, yer aldığı kitabın değil kitap sahibinin bir göstergesidir; kitap ile kitap sahibi arasındaki bir bağdır. Sözcük olarak “...’nın kitaplığından” veya “...’nın kütüphanesine ait” anlamına gelir. Örneğin üzerinde “Ekslibris Mürşide İçmeli” yazan bir çalışma, “ Mürşide İçmeli’nin kitaplığından” hatırlatmasını yapar ve onun sahibi olduğu kitapların iç kapağında yer alır. 

 

Latinceden gelen, "Ex-libris" olarak yazılan ve İngilizce karşılığı “Bookplate” olan ekslibris önemli bir iletişim aracıdır. Bir ihtiyaç grafiği olarak doğmasına karşın, estetik kaygılarla yapılan özgün yapıtlardır. Sanatı, insanın elleri arasına, kitapların içine kadar getirir, onun büyüleyici sıcaklığını hissettirir. Uzun bir geçmişe sahip bu sanat dalı, aynı zamanda yapıldığı dönemin kültürel özellikleri günümüze taşır. Sanatçı, tasarımcı, sanatsever ve koleksiyoncu arasında bir köprü görevini yerine getirir. 

 

Önceleri sadece kilisenin ve prenslerin ellerinde bulunan çok değerli el yazması kitaplar, matbaanın icadıyla alt düzeydeki soyluların ve eğitim görmüş burjuva sınıfının da eline geçmeye başlamıştır. Böylece tek sayı olma durumunu kaybeden bu kitapların, hırsızlıktan ve değiştirmelerdeki kaybolmalardan korunması için özel bir mülkiyet işareti gerekliliği doğmuştur. Bu işaretler kitap sahibini simgeleyen çizimler olup, zamanla övünç kaynağı olmaya da başlamıştır. Ekslibrisin doğuşunu bu ilişki içinde görebiliriz. Büyük kitap koleksiyonlarına sahip ortaçağ manastırlarındaki kitaplarda da bu tür semboller kullanılmış, hatta ödünç verilen kitaplara özen gösterilmesi için ricalarda bulunulmuş, kaybolursa verilecek cezalar ve tehditler yazılmıştır. Barselona'daki San Pedro Manastırı Kütüphanesi'ndeki 19. yüzyıldan kalma bir el yazması kitapdaki uyarı: "Kim ki bir kitabı sahibinden çalar; ödünç alır ve geri vermez, kitap elinde yılan olsun. Her yanına inme insin, tüm uzuvları işe yaramaz olsun. Acılar içinde kıvransın. Merhamet dilemek için yalvarır olsun. Acıları yoklukta şarkı söyleyene değin dinmesin. Ölmeyen yılana karşın, kitap kurtları kemirsin bağırsaklarını. Son cezasına giderken, cehennemin alevleri yutsun onu." (Manguel, 2001, s. 284)

 

1995'deki bir ekslibris sergisinde Mengü Ertel, ödünç alanlar geri getirsin diye kitaplarına "Bu kitap Mengü Ertel'den çalınmıştır" yazdığını, dolaylı olarak ekslibris yaptığını söylemişti. Bazı kitaplarda "Kitapçıya gidip kendinize bir tane satın alın" veya "Bu kitap benim / Bu yüzden adımı yazıyorum / Eğer sen bu kitabı çalmak istersen / Boğazından asılacağını bilmelisin...", gibi uyarılara rastlanmaktadır. "Herkes ödünç alabilir, fakat centilmen olan geri getirir", Onu ödünç aldıysan özgürce kullan / Kötü kullanmaktan kaçın, dikkat et / Oku, fakat kaybetme ve başkasına verme / Sonra onu sahibine geri ver", "Sahibinin adını görüyorsunuz, bu kitabı çalarsanız utanırsınız", "Bu kitabı çalmak cennetin kapılarını kapatır / Onu tahrip etmek cehennemin kapılarını açar / Kim bu kitabı izinsiz alırsa / Bütün Japon tanrıları tarafından cezalandırılacaktır" (Keenan, 2003, s. 9) gibi veciz sözler ise bu konudaki diğer ilginç örneklerdir. 

 

1800 yıllarına kadar daha çok soyluların arması olarak kullanılan ekslibrisler, 19. yüzyıl ve özellikle de 20. yüzyıldan sonra tümüyle sanatsal değer taşıyan nesneler olarak ele alınmışlardır. Bu küçük yapıtlar, özgünlükleriyle dün olduğu gibi bugün de ilgi çekmeyi sürdürmektedir. 

 

Ekslibrisin ilk bulunduğu yer olan Almanya'da sözcük, “Bibliothekzeichen” ya da “kitap etiketi” olarak geçmektedir. Almanların kullandığı “Exlibris” ile Fransızların, Belçikalıların ve Hollandalıların kullandığı Latin kökenli “Ex-libris / Ex libris”, bu konuda kullanılan tek sözcüktür. (Latincede Ex ve Libris arasında tire kullanılmamaktadır.) 
Kaynakça:

MANGUEL, Alberto. (2001). Okumanın Tarihi. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

KEENAN, James P. (2003). The Art of the Bookplate. New York: Barnes &Noble Books. 

 

 

 

 

 

Ekslibris Koleksiyonculuğu

 

Hasip Pektaş
 

Ekslibrisler, ülkelere, sanatçılara, tekniklere, üsluplara hatta örgelere göre değerlendirilip pek çok meraklısı tarafından toplanmaktadır. Koleksiyoncular, ellerindeki çift baskıları diğer kişilerle değiştirerek çok sayıda ekslibrise sahip olmaktadırlar. Bu değiş tokuş yapmadaki amaçları, kendi koleksiyonlarını hem kalite olarak geliştirmek, hem de sayı olarak artırmaktır. Bu kişiler, koleksiyonculuk etkinliklerinin bir sonucu olarak aynı zamanda farklı dönemlerin sanatını ve baskı teknolojisini de öğrenmektedirler. Tanınmış sanatçıların yapıtları koleksiyoncular tarafından en çok aranılan ekslibrislerdir. Bunlardan müzikle ilgili olanlar ve erotik konuları içerenler öncelikle tercih edilenlerdir. Bu küçük baskıresimlerin mutlaka sanatçısı tarafından imzalanmış olması gerekmektedir. Ne zaman, ne kadar sayıda ve hangi teknikle basıldığı mutlaka belirtilmelidir. Estetik bütünlük, yazıların yerleşimi, teknik yetkinlik, koleksiyoncuların dikkat ettiği önemli konulardır.

 

Koleksiyoncular, ilgi alanlarına göre çok farklı konularda ekslibris toplamakta, bu konulara yönelik çalışma yapan sanatçılara siparişler vermektedirler. Hanedan armaları, meslekler, çalışma ortamları, ev içleri, silahlar, giysiler, müzik, müzik aletleri, kitaplar, kütüphaneler, baskı atölyeleri, mimari, mühendislik, tıp, sanat, mitoloji, astroloji, spor, tiyatro, dans, nü, kadın, çocuk, portre, tipografi, kaligrafi, monogram, erotik, sözcük oyunları, botanik, zooloji, törenler, savaş, ölüm ve benzeri pek çok konuda koleksiyoncuların sınıflama yapıp ekslibris topladıkları bilinmektedir. Örneğin Erik Skovenborg (1991), "kitaplığında şarap kültürü üzerine 1000’den fazla kitabı bulunan Polonyalı koleksiyoncu Norbert Lippoczy, 5000’in üzerinde şarap motifleri içeren ekslibris biriktirmiş; daha sonra bunları Budapeşte Şarap Müzesine bağışlamıştır" demektedir. 

 

Koleksiyoncular, ekslibrislerini değişik yöntemlerle saklamakta ve sunmaktadırlar. Ekslibrisler, genellikle standart kartlara yapıştırılarak saklanmaktadır. Bu kartlar, A4 ya da 21 x 27 cm. boyutunda olup; başlığında sanatçının adı, doğum - ölüm yılı, ülkesi, üyesi olduğu dernek, ekslibrisin baskı tekniği, yapım yılı, toplam sayısı, sahibinin adı yer alabilir. Eğer bu kartlar, 80-100 yapraklık bir çilt haline getirilirse ilgilenenlerin incelemesi kolaylaşır. Fakat albümlere sonradan yapıştırılacak ekslibrislerin kağıt kalınlıkları dikkate alınarak ciltlemede yaprakların sırta gelen kısımlarına kalınlık ve yaprak aralarına ince kağıtlar koydurmakta yarar vardır. Ekslibrislerin arkaları kartlara yapıştırılırken tamamen tutkallanmamalıdır. Tüm yüzey yapıştırılırsa, çalışma lekelenebilir ve çıkarılacağında yırtılabilir. En uygunu üst köşelerden yapıştırıcıya değdirip tutturmaktır ya da küçük yuvarlak etiketleri ikiye katlayıp bir yüzünü ekslibrise diğer yüzünü karta yapıştırmaktır. Ekslibrislerin bir başka saklanma şekli de zarflama veya kutulamadır. Uygun boyuttaki zarf ve kutularda; sanatçılara, tekniklere, ülkelere, dönemlere ya da konulara göre sınıflandırma yapılarak saklanabilirler. Sunuş ve incelemedeki zorluğuna karşın; kutulama, ekslibrisleri yıpranmalara karşı koruyan en iyi yöntemdir. Ekonomik ve pratik olan bir diğer saklama biçimi de yapraklara yapıştırarak dosyalamadır. Fakat yapıştırılan kağıtların uzun süre yıpranmadan kalabilmesi için biraz kalın olmasnda yarar vardır.

 

Kendi adına ekslibris yaptıracakların en çok merak ettiği konu ekslibrisin maliyetidir. Ekslibris piyasası, ülkelere, sanatçının tanınmışlığına, kullanılan malzemeye, tasarımın taşıdığı güçlüğe, kalıp/renk ve baskı sayısına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Yurt dışında 50 ya da 100 adetlik metal gravür bir ekslibris çalışması ortalama 500 - 1000 avro, aynı sayıdaki ağaç baskı, linolyum baskı ya da taşbaskı ekslibris 300 - 600 avro arasında sipariş edilmektedir. İyi tanınan bir sanatçı, orijinal bir tasarımı için bu rakamları artırabilmektedir. Türkiye'de ise GMK'nın 3,500 lira olarak belirlediği bir taban fiyatı vardır. Sipariş veren ile sanatçı karşılıklı anlaşarak kesin rakamı belirlemektedir. Koleksiyocuların takip ettiği kolay bulunmayan çok eski tarihli ekslibrisler ise, normal fiyatın üzerinde satılmaktadır. Örneğin bir adet Max Klinger ekslibrisi 200 - 300 avroya alıcı bulmaktadır. Bunları ancak büyük koleksiyonlarda görmek mümkündür. Ayrıca internetteki ilgili sitelerden satın alınabilir.

 

Ekslibrisler, yapışkan etiketler şeklinde kitapçılarda da satılırlar. Müşteri, aldığı bu ekslibrise adını yazar, kitabının iç kapağına yapıştırır. Koleksiyoncular, bu tür ekslibrisleri, “evrensel ekslibris” olarak tanımlarlar. Çünkü herhangi bir kişi bunları alıp ismini ekleyebilir. O nedenle koleksiyoncular kişiye özel olan ekslibrisleri toplamayı tercih ederler. Bir sanatçı veya tasarımcı tarafından istek üzerine tasarlanıp, çoğaltılan; özel kişiler veya kütüphaneler adına yapılan ekslibrisi daha özgün bulurlar. 

 

Günümüzde ekslibris koleksiyonları, ya daha önceleri şekillenmiş büyük koleksiyonların açık artırmayla satışlarından elde edilmekte ya da koleksiyoncular arasında fazla kopyaların değiştirilmesiyle oluşmaktadır. Dünya üzerinde 1470'den bu yana yapılmış yaklaşık iki milyonun üzerinde ekslibrisin, 2.000'den fazla ekslibris koleksiyonun olduğu tahmin edilmektedir. Sadece Almanya'da 300.000'in üzerinde ekslibrisin var olduğu savunulmaktadır. Almanya'da bu sanatın gelişmesi ve korunması uğruna 1890 yılında Prusya'daki askeri görevinden bile ayrılan ekslibris tutkunu Karl Emich, 1895-1906 yıllarında başkanlığını yaptığı derneğine ölümünden sonra 40.000 ekslibrislik bir koleksiyon bırakmıştır. Sayısı bilinmemekle beraber dünyanın en büyük koleksiyonunun İtalyan Gianni Mantero (1897-1985)'ya ait olduğu belirtilmektedir. Büyük koleksiyonlardan biri de Amerika'da Yale Üniversitesi'ne bağışlanmış olan, Irene Dwen Andrews Pace'e ait 250.000 sayfalık koleksiyondur.

 

Sahip oldukları koleksiyonlarla dünyanın önemli ekslibris müzeleri Danimarka Frederikshavn, Almanya Gutenberg, Belçika Sint-Niklaas, Rusya Moskova, İtalya Mediterraneo, Şanghay Fuxihanzhai, Polonya Malbork, Fransa Nancy, Ukrayna Odessa Lewych ve İstanbul Ekslibris Müzeleridir. Frederikshavn müzesinin ekslibris sanatının tüm tarihini kapsayan 1 milyon ekslibrisi vardır ve art-exlibris.net isimli internet sitesinden 450.000 ekslibrisi paylaşmaktadır. Gutenberg ve Sint-Niklaas'ın yaklaşık 800.000 ekslibrisi vardır. Amerika, Almanya, Avusturya, Çin, Fransa, İngiltere, İsviçre, Japonya ve Rusya'da da çok sayıda koleksiyoncu vardır. Ayrıca bu ülkelerdeki sanat müzelerinin bünyesinde ekslibris koleksiyonlarının olduğu, önemli koleksiyoculardan Luc Van den Briele'in 25.000, Benoit Junod'nun 35.000'nun üzerinde bir koleksiyona sahip oldukları bilinmektedir.

 

Koleksiyoncular ve tarihçiler için ekslibris listeleri çok önemlidir. Bu listeleri derleyen ve ekslibris üzerine araştırmalar yapan çok sayıda uzman vardır. Almanya'dan Friedrich Warnecke, Sylvia Wolf, Andreas-Angela Hopf, Dr. Gernot Blum ve Karl E. Leiningen, Fransa'dan Louis Bouland, Henri Bouchot, Jacques Clarles Wiggishoff ve Eugène Olivier, İtalya'dan Jacopo Gelli, Amerika'dan James P. Keenan, Audrey Spencer Arellanes ve Edward K. Carpenter, İsveç'ten Carl Magnus Carlender, Belçika'dan Benjamin Linnig ve Luc Van den Briele (1930- ), Danimarka'dan Klaus Rödel, İsviçre'den Benoit Junod (1945-  ) ekslibris üzerine araştırma yapan uzmanlaşmış kişilerden sadece birkaçıdır. Benoit Junod, 1989-1993 yıllarında ülkemizde İsviçre Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı olarak görev yapmış, pek çok sanatsal etkinliğin ve ekslibris yarışmasının düzenlenmesine katkı sağlamış bir sanatseverdir. Türkiye'den önce görev yaptığı Kolombiya'da ekslibrisi sevdiren, bu geleneği orada başlatan Benoit Junod'nun adına, Kolombiyalı sanatçılar, yaklaşık 200 adet ekslibris yapmışlardır. Ekslibris konusunda araştırmalar yapıp, çeşitli yayınlarla bunları belgeleyen ekslibris tukunlarından Benoit Junod, Luc Van den Briele, Dr. Gernot Blum, W. J. C Van Eyck, Mario de Filippis, William E. Butler, Brian North Lee, Remo Palmirani, Lars C. Stolt, James P. Keenan, Eva - Maria Wimmer, Keresi Ferenc, Martin R. Baeyens aynı zamanda çok sayıda ekslibrise sahip birer koleksiyoncudurlar. 

 

Ekslibiris koleksiyonculuğu için eleştirel yaklaşımlar da vardır. 1895'lerde Amerika'da şiir, eleştiri ve biyografiler yazan Edmund Gosse, koleksiyoncuları eleştirerek; ekslibrislerin bugüne kadar sanki bir tür yılbaşı kartıymış gibi kullanıldığını, sahibince arkadaş ve dostlarına gönderildiğini ve kıymetinin bilinmediğini vurgulamaktadır. Edmund Gosse, bu konuda daha da ileri gidip; "yakında insanlar, ekslibrisler gibi mendillerini de değiş tokuş yapacaklar, belki anahtarlık ve benzeri şeyleri de toplamaya başlayacaklar." demektedir.

 

Tüm olumlu ve olumsuz yaklaşımlara rağmen bu çalışma alanı, kitap sahipleri, koleksiyoncular ve sanatçılar ilgilendiği sürece bir gelenek olarak sürüp gidecektir. Unutulmamalı ki ekslibris koleksiyonculuğu, yeni arkadaşlıkların, dostlukların kurulmasına öncülük eden benzer görüş ve zevklerin paylaşıldığı güzel ve akılcı bir tutkudur.
Kaynakça:

SKOVENBORG, Erik. (1991). Vinexlibris-Bookplates with Wine Motifs, Frederikshavn. Erişim tarihi: 22.06.2014, http://www.skovenborg.dk/Exlibris_WineExlibris.html

 

 

 

Türkiye'de Ekslibris

Hasip Pektaş

Türkiye’nin ekslibrisi tanıması ya yurtdışına giden kişiler ya da batıdan alınmış kitaplar aracılığıyla olmuştur. Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan ekslibrislerin yer aldığı kitaplar, ikinci el satışlarla ülkemize gelmiş, kitap sahipleri öldüğünde ise yakınları, bu kitapları kütüphanelere bağışlamışlar ya da sahaflara satmışlardır.

Batıda yapılan müzayedelerden alınan Türkiye ile ilgili bazı kitaplarda ekslibrislere rastlanmaktadır. Örneğin halen Milli Kütüphane’de bulunan 1954 yılında Almanya’dan 210 Mark karşılığı alınmış, 1777 yılı basımı Osmanlı Tarihi ile ilgili kitapta ekslibris görmek mümkündür. Kültür Bakanlığı’nca 1989 yılında Londra’daki Sotheby’s müzayadesinden alınmış Henry M. Blackmer’in kütüphanesine ait Osmanlılar ile ilgili bazı kitaplarda ekslibris bulunmaktadır. Cavit Baysun kitaplığından Yapı Kredi Bankası Kütüphanesi’ne, Sedat Simavi ve Şevket Rado kitaplıklarından Basın Müzesi’ne bağışlanan dışardan satın alınmış özellikle Fransızca kitapların bazılarında ekslibris vardır. Bazı kütüphanelerin “Nadir Eserler” bölümündeki kitapların iç kapaklarında görülen izlerden ekslibrislerinin sökülüp alındığı anlaşılmaktadır.

Osmanlılar döneminden kalma el yazması ve basılmış kitaplarda görülen mühürler, birer mülkiyet işareti olarak kabul edilebilir. Mühürler, ekslibris türüne girmese de özgün kaligrafik yapılarıyla ait oldukları kişilerin arması veya Logotayp’ı olarak bir işlevi yerine getirmişlerdir.

Türkiye’de adına gerçek anlamda ilk ekslibris yaptıranların, o dönemin yabancı uyruklu kitapseverleri olduğu söylenebilir. Üsküdar Amerikan Koleji, Robert Kolej gibi okullarda görev yapan yabancı uyruklu öğretmenlerin kitaplarına ekslibris yaptırdıkları, bu okulların kütüphanelerine bağışlanan kitapların iç kapaklarına bakıldığında görülebilir. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi’ne ait olan Robert Kolej kütüphanesi kitaplarının çoğunda ise standart bir ekslibrise rastlanmaktadır. 1920’li yıllardan itibaren Robert Kolej öğrenci yıllıklarına, yıllık sahibinin kendi ismini yazabileceği boşlukların da bırakıldığı ekslibrisler yapılmıştır. Yıllığın sanat sorumluları tarafından tasarlanan ve uygulanan bu geleneğe 1950’li yıllara gelindiğinde malesef ara verilmiştir.
 

Henüz yeni yaygınlaşmaya başlayan bu sanatın ülkemizdeki meraklıları gibi toplayıcıları da çok fazla değildir. Fakat kitap tutkunları ile kütüphanesinden ödünç alınıp geri getirilmeyen kitaplara önlem olarak ekslibris yaptıranlar her geçen gün artmaktadır. Örneğin bir halk kültürü uzmanı olan araştırmacı yazar İ. Gündağ Kayaoğlu, 1985 yılında; üzerinde Tan Oral’ın bir karikatürünün ve Arapça “Yâ Kebikeç” yazısının bulunduğu ekslibris yaptırmıştır. (Eskiden el yazması kitapları kurtlardan korumak için kenarına “böceklerin padişahı” olduğu düşünülen “Kebikeç” sözcüğü yazılırdı. Böceklerin, güvelerin kebikeçten korkup kitaplara yanaşmayacağına inanılırdı.) 
 

Zaman zaman böyle bir sanatın varlığını yeni duymuş kişilerin büyük bir coşku ile ekslibrise ilgi gösterdiklerine de tanık oluyoruz. Elbette bu kişiler önce işlevsel yanı ile ilgilenecekler, daha sonra tıpkı diğer koleksiyonerler gibi benimseyip ilgileri doğrultusunda biriktirmeye de başlayacaklardır. Kitap sahipleri, koleksiyoncular ve sanatçılar, ekslibrise gönül verdiği sürece bu gelenek diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de yerleşecek ve yaygınlaşacaktır.

Ülkemizde ilk olarak 1997 yılında Ankara’da kurulan Ekslibris Derneği, 2008’den bu yana etkinliklerine İstanbul’da İstanbul Eklibris Derneği olarak devam etmektedir. Dünyadaki 10 müzeden biri olan İstanbul Ekslibris Müzesi, 17.000’in üzerindeki ekslibris koleksiyonu, kitap ve kataloglarıyla Işık Üniversitesi Maslak Yerleşkesi’nde sanatseverlerin ve araştırmacıların ilgisini beklemektedir. 

İstanbul Ekslibris Derneği, Türkiye’de 14 büyük şehrimizde sergiler açmış, ekslibrisi tanıtmış, ilgi yaratmıştır. Ayrıca KKTC, Danimarka, Çin, Almanya, İtalya, Belçika, Finlandiya, Beyaz Rusya, Kanada ve Rusya’da açtığı sergilerle ülkemizin tanıtımına katkı sağlamıştır. Ekslibris sanatının yaygınlaşması için çok sayıda konferanslar, seminerler verilmiş ve özellikle okullarda (ilkokuldan üniversiteye) çalıştaylar yapılmıştır. İstanbul Ekslibris Derneği ayrıca 2003, 2007 ve 2010 yıllarında üç uluslararası ekslibris yarışması d
üzenlemiş, yarışmalarla ilgili hazırladığı kapsamlı kataloglar özellikle yabancı sanatçı ve koleksiyoncular tarafından övgü almıştır. 2010 yılında ise Feyziye Mektepleri Vakfı ve Işık Üniversitesi işbirliğinde 33. FISAE Uluslararası Ekslibris Kongresi’ni organize etmiş, 40 ülkeden 280 sanatçı ve koleksiyoncuyu İstanbul’da ağırlamıştır. 3. Uluslararası Ekslibris Yarışması Sergisi yanında, Japon koleksiyoncu Ichigoro Uchida, Avusturyalı koleksiyoncu Heinrich R. Scheffer, Moskova Ekslibris Müzesi, Çin Ekslibris Derneği ve Şanghay Fu Xihan Zhai Ekslibris Derneği Koleksiyonları sergilenmiştir. Cumhuriyet öncesinde kitaplar için ekslibris işlevini yerine getiren, kültürümüzde önemli bir yeri olan mühür geleneğimizden örneklerin yer aldığı Mühürlü Eski Kitap Sayfaları Sergisi ise özellikle yabancı konukların ilgisini çekmiştir. 2012 yılında ise Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü ortaöğretim öğrencilerine ekslibris sanatını tanıtmak, bu sanat dalıyla kendilerini ifade etmelerine fırsat vermek ve çalışmalarını değerlendirmek amacıyla tüm lise öğrencilerine açık ulusal bir ekslibris yarışması da düzenlemiştir. 

2000 yılında Boston’da FISAE (Uluslararası Ekslibris Dernekleri Federasyonu) kongresinde Ankara Ekslibris Derneği’nin üyeliği kabul edilmiş; 40’a yakın ülkenin üyesi olduğu bu uluslararası örgüte Türkiye de katılmıştır.

2000’li yıllardan bu yana ülkemizde, özellikle güzel sanatlar eğitimi veren kurumlarda baskıresim ve grafik tasarım hocalarının özendirmeleriyle, ekslibris yapan gençler yetişmeye başlamıştır. Artık yurt dışındaki ekslibris sergilerinde, yarışmalarında sanatçılarımız ödüller almakta, bu alanda yapılan etkinliklerde sesimizi duyurmaktadırlar. Ayrıca 
ülkemiz için oldukça yeni olan ekslibris konusunda bugüne kadar 12 lisansüstü tezin yapıldığı da bir gerçektir. 

1998 yılında kurulan İstanbul Exlibris Akademisi Derneği de ekslibrisin yaygınlaşması için çaba göstermektedir. Dernek, 2000 yılında “Exlibris İstanbul”, 2002 yılında “Exlibris Nazım Hikmet”adıyla yarışmalar, 2010 yılında “Exlibris Akdeniz” adıyla sergi organize etmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki dünyada turizim amaçlı ve ölmüş bir kişi adına ekslibris yapılmamaktadır. Ekslibris yaşayan bir kişi veya bir kurum adına yapılırsa işlevini yerine getirebilir.

1996 yılında Hasip Pektaş’ın “Ex Libris” kitabı Yapı Kredi Yayınları tarafından basılmış; 2003 yılında ise Ankara Ekslibris Derneği tarafından genişletilmiş 2. baskısı yapılmıştır.

Türkiye’de açılan ekslibris sergileri yanında çok sayıda uluslararası ekslibris sergisine katılan, ödüller alan, ekslibrise gönül veren, bu konuda ciddi çalışmalar yapan ve ekslibrisin yaygınlaşması için çaba gösteren sanatçı ve tasarımcılarımız her geçen gün artmaktadır. Onlardan ilk akla gelenler ise Güler Akalan, Tülin Aktar, Mine Arasan, Nurgül Arıkan, Hakan Arslan, İsmail Aslan, Mehmet Aslan, H. Müjde Ayan, Mehmet Aydoğdu, Erdal Aygenç, Durmuş Murat Bahar, Lütfiye A. Bahar, Tezcan Bahar, Hatice Bengisu, Nurhayat Berker, İrem Çamlıca, Elif Varol Ergen, Hakan Erkam, Erdoğan Ergün, Ayşen Erte, Murat Ertürk, Şükrü Ertürk, İlknur Dedeoğlu, Hakan Demir, Hüseyin Demir, Salih Denli, Ali Doğan, Mine Saraç Doğan, Esra Kizir Gökçen, Yunus Güneş, Mürşide İçmeli, İsmail İlhan, Berran Kancal, Ahmet Aydın Kaptan, Serpil Güvendi Kaptan, Devabil Kara, Erkin Keskin, Yusuf Keş, Hasan Kıran, Emin Koç, Gülbin Koçak, Musa Köksal, Mustafa Okan, Gökhan Okur, Erol N. Olcay, Hatice Öz, Fatih Özdemir, Hasan Pekmezci, Sevgi Can Pekmezci, Hasip Pektaş, Özden Pektaş Turgut, Zülfikar Sayın, Emre Şengün, Nazan Tekbaş Tanyu, Sema Ilgaz Temel, Gözde Eda Tekcan, Süleyman Saim Tekcan, Handan Tepe, Ali Tomak, Ercan Tuna, Serdar Tuna, Arif Ziya Tunç, Ozan Uyanık ve Fedail Yılmaz’dır. 

Bu kadar kısa sürede ekslibris sanatı benimseyip, özgün çalışmalar yapıp başarılarıyla bizleri gururlandıran sanatçılarımızı, gençlerimizi anmak gerekmektedir. 2013 yılında Moskova 2. Uluslararası Genç Ekslibris Sanatçıları Yarışmasında Onur Aşkın CGD dalında birincilik ödülünü aldı. 2012 yılında Işık Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışmasında Aytolun Cansu Ece Gür, Eda Gizem Uğur, Esra Diken, Taha Elgün, Yusuf Ağım başarı ödülü, Çin Cumhuriyeti Pekin 3. Uluslararası Erotik Ekslibris Yarışmasında Lütfiye Bahar, Tezcan Bahar, Musa Köksal, Sevgi Koyuncu, Hasip Pektaş, Erhun Şengül, Emre Şengün, Ozan Uyanık, Fedail Yılmaz katılımcı ödülünü, Shangay Lajuazui Meiyuancup Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Erkin Keskin, üçüncülük ödülünü, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Tezcan Bahar, İMOGA özel ödülünü aldılar. 2011 yılında Rusya 1. Uluslararası Genç Ekslibris Sanatçıları Yarışmasında İrem Çamlıca CGD dalında birincilik ödülünü, Polonya Gdansk 5. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Murat Ertürk, CGD dalında ikincilik ödülünü, aynı yarışmada Emre Şengün, Gdansk Vakfı özel ödülünü aldılar. 2010 yılında İstanbul Ekslibris Derneği, Feyziye Mektepleri Vakfı ve Işık Üniversitesi işbirliğindeki 33. FISAE Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Tezcan Bahar, Mehmet Rafet Atalık özel ödülünü, Kuzey Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi, Rauf Denktaş Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Burçin Demir ve Emre Şengün başarı ödülünü, KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi, 1. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Tezcan Bahar, Johan Bosschem özel ödülünü, Polonya Gdansk 4. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Tezcan Bahar, CGD dalında birincilik ödülünü, aynı yarışmada Emre Şengün, Gdansk Vakfı özel ödülünü aldılar. 2009 yılında Rusya Yaroslavl Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Hasip Pektaş, ikincilik ödülünü, Photoshop Magazin tarafından organize edilen CGD Ekslibris Yarışmasında Yetkin Yağcı birincilik ödülünü aldılar. 2007 yılında Prof. Dr. Sıtkı M. Erinç, İtalyan ekslibris koleksiyoncusu ve yazarı Remo Palmirani anısına düzenlenen yarışmada “Bir Sanat Dalı Olarak Ekslibris” başlıklı makalesi ile ödül kazandı. 2007 yılında Bulgaristan “2’be eu” – Rousse 2007 konulu Uluslararası Ekslibris Yarışmasında İsmail Aslan, üçüncülük ödülünü, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Ekslibris Derneği 2. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Mustafa Okan, Çankaya Belediyesi özel ödülünü, Yunus Güneş, Hüseyin Bilgin özel ödülünü, Tezcan Bahar, Ali Şükrü Fidan özel ödülünü, Sırbistan “Bread-Cultural Heritage” ekslibris yarışmasında Yunus Güneş üçüncülük ödülünü aldılar. 2006 yılında Belçika 2. FISAE Uluslararası CGD Ekslibris Yarışmasında Nurdan Adıgüzel birincilik, Tezcan Bahar ikincilik, Atanur Sevim beşincilik ödülünü aldılar. 2004 yılında 1. FISAE Uluslararası CGD Ekslibris Yarışmasında Mine Saraç, Sint-Niklaas özel ödülünü, Ozan Ayıtkan en iyi erotik ekslibris ödülünü aldılar. 2003 yılında Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Ekslibris Derneği, 1. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında İlknur Dedeoğlu Çankaya Belediyesi özel ödülünü aldı. 2002 yılında İstanbul Exlibris Akademisi Derneği, Uluslararası Exlibris Nazım Hikmet Yarışmasında Gülbin Koçak birincilik ödülünü, Ali Doğan üçüncülük ödülünü, Yugoslavya I. Uluslararası Balkan Ekslibris Trienali’nde İlknur Dedeoğlu, Belgrad Ekslibris Derneği özel ödülünü, Ali Doğan, Joan Records Company özel ödülünü aldılar. 2001 yılında Erdal Aygenç, Arjantin “Gral. José de San Martin -150” Uluslararası Ekslibris Yarışmasında üçüncülük ödülünü, 2000 yılında İstanbul Exlibris Akademisi Derneği Uluslararası Exlibris İstanbul Yarışmasında Sevim Arslan birincilik ödülünü aldılar. 1997 yılında İtalya - Ortona “Ex Musicis” Ekslibris Yarışması’nda Sema Ilgaz Temel üçüncülük ödülünü, 1996 yılında İtalya – Ortona “3. İtalya - Türkiye Ekslibris Bienali”nde Hasip Pektaş, birincilik ödülünü, İsmail İlhan, ikincilik ödülünü aldılar.

 

 
2. CGD Ekslibris Yarışması Hakkında
Hasip Pektaş

FISAE 2. Uluslararası CGD (Bilgisayar Tasarımı) Ekslibris Yarışmasına 2004'deki ilk yarışmaya göre daha az katılım olması sürprizdi. Bundan sonraki yarışmalara katılımın daha fazla olabilmesi için konunun üzerine eğilmek gerekmektedir FISAE'ye bağlı derneklerin daha iyi duyuru yapması , özellikle sanat eğitimi veren kurumlara ve tasarımcılara bilgi aktarması bir çözüm olabilir.

Birinci yarısmaya 34 ülke, 350 sanatçı, 1191 eklibris katılırken ikincisine 32 ülke, 280 sanatçı, 951 ekslibris katılmıştır. Fakat toplam katılımcıların %47'sinin Türkiye'den olması çok sevindiricidir. Yeni yaygınlaşmaya başlayan bu sanat dalında Türkiye'nin 3 ödül, 4 mansiyon ve çok sayıda sergileme alması takdir edilecek bir başarıdır.

Bu yarışmada başarılı olan Ekslibrisler, iyi bir içeriğe, özgün bir kompozisyona, doğru bir tipografiye sahip oldukları için öne çıktılar. Teknik ve estetik yönden başarılı oldukları için dikkat çektiler ve jürinin beğenisini kazandılar.

Eğer elenen Ekslibrisler konusunda bir değerlendirme yapılırsa, katılımcıları için bazı öneriler verilirse ve yarışmacılar bu küçük uyarıları dikkate alırlarsa daha başarılı olacaklardır.

Yarışma şartnamesi çok dikkatli okunmadığı görülmüştür. Baskı alanı 130x130 mm'den Nurdan Adıgüzel, CGD (104 x 84) 2005 Bazı Ekslibrislerin çözünürlüklerinin çok düşük olması, hem görsel ögenin hem de yazının algılanmasını zorlaştırmaktadır. Jüri, teknik düzeyi yetersiz olan, kaliteli kağıda basılmamış Ekslibrisler ile yeterli büyüklükte paspartuya sahip olmayan çalışmaları çok dikkate almamaktadır.

Katılımcıların bazıları, çalışmalarından 5 kopya yerine bir-iki kopya yollamışlar, bazıları ise özgeçmişlerini, iletişim bilgilerini, çalışmalarının jpeg görüntülerini göndermemişlerdir. Bu durum şartnameyi dikkatli okumadıklarını veya unuttukları göstermektedir.

Ekslibrise gönül verecekler için bir şey söylemek gerekirse; öncelikle bu sanat dalını çok sevmeleri, çok çalışmaları, yaptıklarını kolay beğenmemeleri, daha önce bu alanda yapılmış özgün örnekleri iyi incelemelerini öneririm. Şüphesiz her alanda olduğu gibi bu alanda da reçetelerle bir yere varılmaz, kişinin kendi çabası, yaratıcılığından ödün vermemesi ve heyecanını yitirmemesi onu başarıya götürecektir.

Gelecek yarışmayı Martin R. Baeyens organize edecek ve jüri başkanlığını yapacak. Aynı zamanda CGD yarışmasının mimarı olan Belçikalı sanatçı öğretim üyesi Prof. Martin R. Baeyens'in titiz çalışmasıyla üçüncü CGD Ekslibris Yarışmasına katılımın daha fazla olacağına inanıyorum. Ülkemizin başarısından sizler de gurur duyuyorsanız ve tekrarlamasını arzu ediyorsanız şimdiden hazırlanmaya başlayın derim. Başarılar. Büyük olanlar, Yunus Emre, Orhan Kemal, Fikret Mualla, Teodorakis gibi ölmüş kişiler ile İstanbul gibi kent adına yapılanlar ve kimin adına yapıldığı belli olmayan, sahipsiz Ekslibrisler değerlendirmeye bile alınmadılar. Özellikle ölmüş bir kişi adına ve turistik amaçla Ekslibris yapmanın işlevsel olmayacağını artık hiç unutmamamız gerekmektedir. Yaşamayan birisini anmak, anısına Ekslibris tasarlamak elbette mümkündür. Hatta o kişinin adına, doğum ve ölüm yıllarına da yer verilebilir fakat bu Ekslibrisin sahibi, onu severek kitabına yapıştırabilecek yaşayan bir kişi olması gerekir.

Şartnamede ağırlıklı olarak dijital teknoloji ile tasarlanmış olmalıdır ifadesi olmasına karşın sadece geleneksel baskı teknikleri (gravür, linolyum vb.) ile basılmış Ekslibrisler de değerlendirme dışında kaldılar.
Ekslibrisler




  


Degerli Uyelerimiz,
aidat borçlarınızı lütfen ödeyiniz
.

İstanbul Ekslibris Dernegi 
Akbank Maslak Şubesi, Hesap No: 0645 - 0092039
IBAN; TR06 0004 6006 4588 8000 0920 39

Lütfen hasipp@ttmail.com e-posta adresine de bilgi veriniz. IED

Organizasyon
Destekleyenler
© İstanbul Ekslibris Derneği | 2010